Fahrenheit 451
Edebiyat / November 13, 2019

Yazılmış en iyi bilimkurgu romanı. İlk okuduğumda, yarattığı dünyayla kâbuslar görmeme sebep olmuştu. -Margaret Atwood O Kadar bir eser fakat, hakkında ne söylesem beceriksiz kalır. -Neil Gaiman Hugo En İyi Roman Ödülü Prometheus Şeref Kürsüsü Ödülü Ray Bradbury yalnızca bilimkurgunun değil şahane edebiyatın ve korkunun da yirminci yüzyıldaki ustalarından biri. Bilimkurgunun iyi edebiyat da olabileceğini kanıtlayan belki de ilk yazan. Yayımlandığı anda klasikleşen, distopya edebiyatının dört esas kitabından biri olan Fahrenheit 451 ise bir yirminci yüzyıl başyapıtı. Guy Montag bir itfaiyeciydi. Televizyonun hüküm sürdüğü bu dünyada kitaplar ise yok elde etmek üzereydi zira itfaiyeciler yangın söndürmek yerine ortalığı ateşe veriyordu. Montag’ın işi ise yasadışı olanların en tehlikelisini yakmaktı: Kitapları. Montag yaptığı işi tek bir gün dahi sorgulamamıştı ve tüm gününü televizyonla çizgili odalarda geçiren eşi Mildred’la beraber yaşıyordu. Oysa yeni komşusu Clarisse’le tanışmasıyla tüm hayatı değişti. Kitapların değerini kavramaya başlayan Montag bundan böyle tüm bildiklerini sorgulayacaktı. İnsanların uğruna canlarını feda etmeyi göze aldığı bu kitapların içinde ne vardı? Gerçeklerin farkına vardıktan sonra bu karanlık toplumda bundan böyle yaşanabilir miydi? Fahrenheit 451, yeryüzünde tek bir kitap kalacak olsa, o kitap olmaya aday. Mutlu olmamız için gerekli her şeye sahibiz, ama mutlu değiliz. Bir şey beceriksiz. Etrafa bakındım. Ortadan kaybolduğunu kesinlikle bildiğim…

Bir İdam Mahkumunun Son Günü
Edebiyat / November 13, 2019

Victor Hugo (1802-1885): Fransız edebiyatının en ünlü yazarlarından biri olan sanatkâr, edebi ününü şiirleri ve oyunları ile kazandı. Romantik akımın en meşhur adları arasında yer aldı. Toplumsal sorunlar ve politikayla yakından ilgilendi, 1848 ayaklanmalarının arkasında Kurucu Meclis’e katıldı, daha sonra milletvekilliği yaptı, l’Evénement adlı bir gazete çıkardı. 1852’de Louis Bonaparte’ın imparatorluğunu duyuru ettiği hükümet darbesine karşısında çıktığı için sürgün edildi. Cezası 1859’da sona erdi, ama imparatorluk yıkılana kadar gönüllü olarak sürgünde kaldı, 1870’de Fransa’ya döndü. 1871’de Paris Komünü’nü desteklemese de komüncüleri savundu. Victor Hugo 1829 yılında yayımladığı Bir İdam Mahkûmunun Son Günü adlı romanıyla idam cezasına taviz vermez bir tavırla karşı çıktı. Alışılmış edebiyatın şaheserleri aralarında bulunan Notre-Dame’ın Kamburu ve Sefiller adlı romanlarıyla dünya edebiyat tarihine geçti. (Tanıtım Bülteninden) İnce Kapak: Sayfa Sayısı: 136 Baskı Yılı: 2016 Ciltli: Sayfa Sayısı: 136 Zorlama Yılı: 2013 Dili: Türkçe Yayınevi: İş Bankası Kültür Yayınları Kitap Adı: Bir İdam Mahkumunun Son Günü – Hasan Ali Yücel Klasikleri Yazan: Victor Hugo Tercüman: Volkan Yalçıntoklu Yayınevi: İş Bankası Kültür Yayınları Sayfa Sayısı: 136 İlk Zorlama Yılı: 2013 Dil: Türkçe Barkod: 9786053609902

Gör Beni-İki Devrin Hikayesi
Edebiyat / November 13, 2019

Bedenimin içindeki canı gör, yalnızca etimi değil.Gözlerimin içindeki hayatı gör, sadece bakışımı değil.Hissettiklerimi gör, yalnızca tepkilerimi değil.eni gör. Derinliğimde boğulmadan,Sorularımda kaybolmadan, Korkularında değil olmadan,Gör Beni. Bir fısıltıya koydum kendimi.Kalbine soruyorum yerimi:Başarabilir misin beni görmeyi? Cesaretin yeter mi?Topla cesaretini ve Gör Beni. Birileri bizden kasırga bekliyor, onlara gökkuşağı vermeye hazır mısınız?   (Tanıtım Bülteninden)   Kapak Tasarımı: Emir Tali Editör: Funda Acar     Kitap Adı: Gör Beni-İki Devrin Hikayesi Yazar: Akilah Azra Kohen Yayınevi: Everest Yayınları Hamur Tipi: 2. Hamur Sayfa Sayısı: 592 Ebat: 13,5 x 19,5 İlk Zorlama Yılı: 2019 Zorlama Sayısı: 3. Basım Barkod: 9786051853635

Aşkımız Eski Bir Roman
Edebiyat / November 13, 2019

İstanbul’da bir kanun adamı, sokaklarda bir suç bilgesi. Başkomser Nevzat, karmaşık cinayetleri çözerken insan ruhunun derinliklerinde gezinmeye devam ediyor… Edebiyat bazen çok tehlikeli olabilir. Anna Karenina, Madam Bovary, Esmeralda ve daha birçok kadın roman kahramanı… Bu muhteşem kadınlara ulaşmaya çabalarken, önce doğru düşünme yeteneğini, sonra da yaşamını yitiren bir adam… Kimsenin önemsemediği overlokçu bir kızın cinayeti bile önemli sırlar içerir. Katil ve maktul apaçık ortadaymış gibi görünse de hakikat çok derinlerde gizlenmiş olabilir. Ama ne kadar gizlenirse gizlensin, Başkomser Nevzat gibi vicdanlı polisler olduğu sürece karanlık aydınlanacak, adalet mutlaka yerini bulacaktır. Aşk hiçbir zaman masum değildir. Petersburg’un soğuğundan, İstanbul’un sıcağına gelen bir Rus bilim insanı. İstihbarat servislerini birbirine düşürecek kadar gizemli bir kayboluş. Mutluluğu ararken kendini ölümün kıyısında bulan çaresiz bir âşık… En zevkli anlar kanlı gerçeklere dönüşebilir… Cinayetleri çözmek için sadece aklından ve deneyimlerinden değil, yaralı yüreğinden de güç alan Başkomser Nevzat, belki de en çok bu yüzden ayrılıyor benzerlerinden, belki de en çok bu yüzden seviliyor, okunuyor ve hatırlanıyor. Aşkımız Eski Bir Roman, onun bu zorlu serüveninde yepyeni bir halka… … mesleğini doğru yapmak için cesaret yetmez, aynı anda kocaman bir yürek ister. Ama o yürek çelikten yapılmıyor. Bir süre sonra el bombası gibi gümlüyor. O yüreği zamansız…